Türkçe zorunlu Bağlantıyı kopyala Hecelemezo·run·lu Türkçe → Kurmanci Ferhenga Tirkî–Kurdî pêdivî, pêwistî, bêgavî, mecbûrî Hata bildir Website Yanlış olan ne? Doğrusu nedir? E-posta (isteğe bağlı, geri dönüş için) Gönder Bu kelimeyle deyimler ve fiiller oksijen hayat için zorunludur oksîjen Ji bo jînê pêdivî ye; bêgavî, mecbûrî (tiştê ku siruştî ye û mirov jê nikare bireve) r4 zorunlu kalmak bêgav man, mecbûr man zorunlu kılmak mecbûrî kirin zorunlu olarak bi mecbûrî zorunluk, zorunluluk; diviyatî, mecbûrîtî, mecbûriyet, zarûret; diviyatî sos/m Diğer sözlüklerde Kurmanci bimecbûrî mecburen, zorunlu olarak Kurmanci diyet elzem, gerek, icap, lazım, mecbur, zorunlu, diyet Kurmanci bêgavî zorunluk, mecburiyet, çaresizlik, zorunlu, mecburi, ıstırar, ıstırari Kurmanci mecbûr man mecbur kalmak, mahkûm olmak, zorunlu kalmak, durumunda olmak Kurmanci pêdivî gerekli, zorunlu, elzem, zarurî, gereksinim, ihtiyaç, iktiza, lüzum, gereklik Kurmanci mecbûrî zorunluluk, mecburiyet, zorlama, zorunlu, ıstırari, zaruri, zarurî, çaresiz, mecburi, zorunluk Kurmanci pêvî gerekli, gereksinim, ihtiyaç, iktiza, lüzum, zorunlu, elzem, zarurî, caiz, gereklik, gerekseme Kurmanci pêwîstî lüzum, ihtiyaç, zaruret, zorunlu, alacak, ister, gereklilik, zorunluluk, hacet, gereklik, gerekseme Kurmanci bêgav man çaresiz kalmak, iflahı kesilmek, mecbur kalmak, zorunlu kalmak, muztar kalmak, çare kalmak Kurmanci bivê-nevê ister istemez, mutlaka, zorunlu olarak, kaçınılmaz, çaresiz, çarnaçar, elinde olmadan, istemsiz olarak Kurmanci pêwîst elzem, gerekli, lüzumlu, mukteza, vacip, zarurî, lazım, becit, gerek, hacet, iktiza, zor, mecbur, zorunlu, zaruri