zeliqîn, venijîn, nûsîn, werisîn, qemitîn.
Tirkî
yapışmak
- Kîte
- ya·pış·mak
Tirkî → Kurmancî Ferhenga Tirkî–Kurdî
Biwêj, lêker û gotinên bi vê peyvê
- kâğıt yapışmış, kaxiz zeliqiye l/ngh; pê ve bûn:* duvara yapıştı bi dîwêr ve bü; pê ve bûn bw, zeliqîn
- yapışmak hev girtin, bi hev ve zeliqîn
- halata yapıştılar. dest avêtin kindir; pê girtin //gh, pê ve zeligin
- eteğine yapışmış bırakmıyor bi dawa w& girtiye bernade; bela xwe tê dan, muselatî (tiştekî) bûn (mec) //Þw (birbirine)
- elbise vücuduna yapıştı kinc bi canê wê ve zeliqî; rahiştin (tiştekî), dest avêtin (tiştekî)
Di ferhengên din de
- Kurmancî risyan yapışmak
- Kurmancî zeliqîn yapışmak, yapışma
- Kurmancî venijîn yapışma, yapışmak
- Kurmancî risandin yapışmak, tutturmak
- Kurmancî qimitîn yapışmak, yapışıp kalmak
- Kurmancî qimitandin yapışmak, yapışıp kalmak
- Kurmancî pê ve bûn bağlı olmak, bitişik olmak, ilgilenmek, yapışmak
- Kurmancî xwe lê girtin bekle, eteğine yapışmak, sığınmak, tutunmak, yönelmek
- Kurmancî hev girtin bağlaşmak, birbirine yapışmak, çitişmek, intibak etmek, ittifak etmek, ittifak yapmak
- Kurmancî pê girtin alıkoymak, dalamak, kavramak, kavzamak, sokmak, tutturmak, yakalamak, yapışmak, zapt etmek, yuvarlanıp gitmek, bir yol tutturmak, tutmak
- Kurmancî qemitîn bronzlaşmak, haşlanmak, kavrulmak, bronzlaşma, haşlanma, kararma, kavruluş, tunçlaşmak, kararmak, yapışmak, tunçlaşma, buruşma, ateşe tutul…
- Kurmancî rahiştin alma, asılma, asılmak, davranma, duyurma, duyurmak, kapış, kapışma, kapmak, sarılış, sarılma, yapışma, kapan kapana, davranmak, eline almak…
- Kurmancî bela xwe jê vekirin ardılmak, askıntı olmak, dokunmak, parmağında dolamak, rahat bırakmak, sataşmak, sulanmak, takılmak, tarizde bulunmak, tutunmak, uğraşmak, …